Nominal efektif döviz kuru, Türkiye’nin dış ticareti için önemli paya sahip olan ülkelerin para
birimlerinden oluşturulan karma bir sepete göre, Türk lirasının bu sepet karşısında ağırlıklı ortalama
değerini ifade etmektedir. Ağırlıklar ikili ticaret akımlarını kullanarak belirlenmektedir. Ülkeler
arasındaki göreli fiyat veya maliyet gelişimi hakkında bilgi içermekte ve dolayısıyla ekonomilerin
rekabet güçlerinin değerlendirilmesi aşamasında kullanılan anahtar makro ekonomik göstergelerden
biri olarak kabul edildiği bilinmektedir.
Reel efektif döviz kurunu tanımlayacak olursak; nominal efektif döviz kurundaki göreceli fiyat etkileri
arındırılarak elde edilebilmektedir. Bir diğer ifadeyle; nominal efektif döviz kurunun ülkeler arasındaki
göreli fiyat veya maliyet farklarıyla düzeltilmiş hâlidir. Reel efektif döviz hesaplaması, nominal efektif
döviz kuru üzerinden üç ayrı düzeltme aracı kullanılarak ve üç farklı biçimde yapılıyor: TÜFE, ÜFE ve
birim işgücü maliyeti
Zorunlu karşılıklar, mevduat kabul eden bankaların bu mevduatlara karşılık olarak gelen, merkez
bankasında tutmaları gereken mevduatlarının kanunen saptanmış oranına verilen addır. Zorunlu
karşılık oranları ise merkez bankaları için para politikası aracı olarak da kullanılabilirler. Piyasadaki
para miktarı bu oranlarla ayarlanmakta ve bankaların kredi tabanını doğrudan etkilediği
bilinmektedir.
Bir diğer ifadeyle bankaların topladıkları mevduatlar karşılığında TCMB nezdinde bulundurmaları
gereken mevduat oranıdır. Mevcutta bulunan, mevduat toplayan bankaların topladıkları mevduatın
belirli bir oranına karşılık gelen tutarı Merkez Bankası’nda bulundurmaları gerekmekte olup, bu
durum yasal zorunluluktur. Bu uygulamaya Türkiye’de faaliyet göstermekte olan yerli ve yabancı tüm
bankalar tabidir. Karşılık oranı, mevduat vadesi ve para birimine göre değişiklik
gösterebilmektedir. Merkez Bankası, bankaların zorunlu karşılık tutarlarına göre faiz ödeyebileceği
gibi bankalara hiç faiz de vermeyebilir.
“Zorunlu karşılık oranı” uygulaması esas olarak bankacılık sistemi teminat benzeri bir yapının daha
sağlıklı işlemesi için başlatılmış olup, günümüzde Merkez Bankaları’nın likidite kontrolünü sağladığı
önemli bir para politikası aracı hâline geldiği bilinmektedir. Örnek olarak zorunlu karşılık oranlarının
yükseltilmesi bankaların kredi kaynaklarının düşmesine, dolayısıyla da para arzının da azalmasına
neden olmaktadır. Bu demek oluyor ki zorunlu karşılık oranlarında değişiklik ile parasal sıkılaşma ya
da gevşeme yapmak mümkündür.
Reel Efektif Döviz Kuru Nedir? Zorunlu Karşılık Nedir?
kategorisi
yazarı:
Etiketler: